Dünya Kadınlar Günü…

8, Mart, 2007 at 6:09 pm (Seçtiklerim..)

8 Mart tüm dünyada Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. Dünyada en fakir insanların büyük bir çoğunluğu kadın, eğitim almamış insanların büyük çoğunluğu kadın, erkeklere oranla %25-50 düşük ücretle çalışan kadınlar iken, dünya üzerinde her 5 kadından birisinin işkenceye maruz kaldığı bir evrende kadınlar gününü kutluyoruz!Dünyada durum böyleyken, kendi ülkemizde, Türkiye’mizde kadınların çoğu hala görücü usulüyle evleniyor, 100 kadından 22’si yüksek öğrenim görüyor.

 

Berdel, başlık parası, töre ve namus cinayetleri, dayak, baskı ve gelenekler kadını hedef almaya devam ediyor.

Kısaca 21. yüzyılda Türkiye’de hala
kadının adı yok…

Sevgililer Günü, Anneler Günü gibi özel günler tüketim çılgınlığı boyutlarına erişmişken, Kadınlar Günü sadece belirlenmiş bir tarih olarak takvimlerde yerini alıyor.
Geçtiğimiz haftalarda tecavüz sonucu anne olmuş, Güldünya Tören’in töre cinayetine kurban gitmesi bir kadın, bir anne olarak çok içimi sızlattı. Türkiye’nin gerçeği bu işte. Kendi isteği dışında hamile kalmış bir kadının katledilmesi. Suçlunun değil, kurbanın cezalandırılması…

Bu özel günde daha duyarlı olup, tüketim toplumunun kumlara gömdüğü başımızı dışarı çıkarıp daha fazla gerçeklere bakalım.Olay sadece Türk Medeni Kanunu’nda yapılan bir takım değişikliklerle düzelmiyor. Değiştiremediğimiz gerçekler var maalesef.8 Mart 1857’de New York’ta tekstil sektöründe çok ağır şartlar altında çalışan kadınların ayaklanmasıyla başlayan, 1977’de de resmiyet kazanan Dünya Kadınlar Günü, ülkemizde nasıl bir ehemmiyet ile karşılanıyor, kangren olmuş sorunlara nasıl yaklaşılıyor görüyoruz.Türkiye’de kadınların TBMM’de temsil oranının 1930’lara kıyasla çok daha düşük olduğunu, erkeklerin iş dünyasında yönetici, kadınların ise çoğunlukla yardımcı konumlarda yer aldığını, 8 milyon kadının okuma yazma dahi bilmediğini düşünürsek, öncelikle eğitime önem verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu sağlıklı kuşakların yetişmesi için de önemli, kadının toplumda hak ettiği konumu bulmasında da.Kadınlar Günü, şu an Türkiye’de kutlanacak boyutta değil, ancak belli konulara eğilinebilir..Kadının

hak ettiği yerde olduğu, eşit olduğu, bilinç düzeyi yükselmiş bir toplumda yetişirsiniz…Nazım Hikmet’in bu şiiri, siz kadınlara armağan ediyorum.. Kadınlar Günü’nüzü en içten dileklerimle kutlarım..Esenlikle kalın…

KADIN
Kimi der ki kadın
Uzun kış gecelerinde
Yatmak içindir.
Kimi der ki kadın yeşil bir
Harman yerinde dokuz zilli
Köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir.
Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal
O benim kollarım bacaklarım.
Yavrum, anam, karım, kız kardeşim
Hayat arkadaşımdır.
Nazım Hikmet…

8 Yorumlar

  1. OssLeM demiş ki,

    ahh erkekler şu kadınların degerini bi anlasanız tam super olcak……

  2. vecihe demiş ki,

    Bazen kadınların başına ne geliyorsa sebebin kendileri olduğunu düşünüyorum..Tek bir gününde batılı için önem taşıdığını düşünüyorum.O yüzden anlamsız ve değersiz bir gün benim için..Yine de kutlu olsun diyelim..

  3. burcyni demiş ki,

    kadın olmayı da nazım hikmet!i de seviorum!

  4. Umar demiş ki,

    kahramanlar hep erkekler

  5. mypallstolga demiş ki,

    OssLeM; her erkek öyle değildir.. seviyesiz, cahil tipli erkekler kadınların değerini anlayamazlar… onlara yaparsın yaparsın hiç yaranamazsın öle deilmi?…

    Vecihe; aplam sevgililer günü yazımda anlatmıştım.. sadece bi gün değil herzaman ama herzaman sevgini gösterebilirsin demiştim ve.. şimdi de burdada sölüyorum kadınlara tek bir gun değil herzaman değer verelim onlara karşı “şiddete hayır” diyelim.. ayrıca seninde kutlu olsun…

    Burcyni; kadın olmayıda nazım hikmeti de seviyorsun, bide!!… :) ;)

    Umar; evet erkekler herzaman kahraman… fakat her erkek değil kadınlara değer veren erkek kahramandır… yani sen ve ben gibi.. :) ;)

  6. mypallstolga demiş ki,

    ha bu arada geçen akşam tv de izlemiştim… bi hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum..
    yaşlı bi adama sormuşlar;

    “-erkek vucüdun neresidir?” yaşlı adam hiç düşünmeden;
    “-başı”
    “-ee peki kadın neresi oluyor?” demişler.. yaşlı adam;
    “-boynuzu” diye cvb vermiş..
    yani burada kadının önemini anlatmış oluyor…

  7. saliha demiş ki,

    aa fıkrayı sevmedim yav,ya da anlamadım herhal.(
    ben Vecihe’me katılıyorum. Senin ona yazdığın cevaba da bakıyorum..)
    Tolga’cım kedilerle ilgili yazım da sana 2 cevap yazdım uupuzun. gör onu lütfen.
    Ben de kuş anımı anlattım mesela.:)

  8. mypallstolga demiş ki,

    saliha; aplam o fıkra değil. yani orada kadın erkeği her tarafa çevirebilir anlamı taşıyor.. :) bence en doğrusu bu bence kadın olmadan erkek yaşayamaz ben buna inandığım için hergün siz kadınların önemini anlamak lazım… ve bunu düşünmek lazım.. fakat bunları düşünmeyen erkekleri şiddetle kınıyorum.. gördüm aplacım gördüm.. :) okudum sizinde ev hayvanat bahçesiymiş hepsine nasıl bakıyorsun :D neyse saol ii günler.. aplam benim…

Yorum Yapın