Bir MyPallstolga Tiyatro Günlüğü…
Tiyatroyla aramın bozuk olması nedeniyle, tiyatroya gitmezdim… Yani sevmezdim… Bir bayram tatilinde bir aktivite yapmak istedim.. Fırsat mı bu fırsat dedim.. Çok sevdiğim arkadaşım Umar ustadım ile tiyatroya gitmeye karar verdim… Bundan sonraki tatillerimi de böyle değerlendireceğim… O günü unutmak imkansız gibi bişey… Üzüntü, Sevinç ve Duygusal bir gün oldu… yani hepsini bir güne sığdırdım..

Sevgili Umar ile Osmanbey’de buluştuk… Bayram nedeniyle kalabalık değildi.. Osmanbey’i bilirsiniz.. Hergün ana-baba günü gibi oluyor… Fakat bayram nedeniyle hiç kimse yoktu..
Neyse yolda yürürken bir ayakkabıcı Hüseyin Usta’ya rastladım… Adını nereden mi biliyorum.. Ben Hüseyin Usta’yla bir sohbete koyulmuşuk.. ” sen nerelisin?.. adın ne?.. kaç yaşındasın?.. ne iş yaparsın?… ” gibisinden sorular sormaya başladık birbirimize… Adam emekli fakat geçim derdi nedeniyle ayakkabı boyacılığı yapıyor.. Bu da beni oldukça üzdü…
Hüseyin Usta ayakkabımı boyamayı bıraktı… sohbet ediyor benimle.. Derdini anlatıyor.. Bizde Umar’la yer için bir gün önceden rezervasyonumuzu yapmıştık… Ve tiyatronun başlamasına 10 dakika var.. Hüseyin Usta’yı çok dinlerdim tiyatro olmasaydı… Üzülürek Hüseyin Usta’ya dedim ki ”Hüseyin Amca ayakkabıyı boyamayı unuttun”.. Sonra adamcağız o kapkara elleriyle tekrar başladı boyamaya… 5 dakika da ayakkabı ayna gibi oldu.. Ve adamcağıza yardım etmek amacıyla eline istediği paranın fazlasını verdim geri para istemedim… Ve dönüp dedim ki “Hüseyin Amca seni meşhur edeceğim internette”.. adamcağız güldü…

Biz koşmaya başladık Harbiye’ye doğru
… Ve Hilton Hotelinin oraya geldiğimiz zaman bir fotograf çekindik.. Gerçekten çok güzel çıkmışım ben bile kendimi tanıyamaz oldum..
Yol aldıkça yolun sonu bitmek bilmiyor.. Ve bu arada Umar ile konuşa konuşa gidiyoruz… Hüseyin Usta’nın o kadar içten davranması çok hoşuma gittiğini söylüyordum Umar’a… Ve soluğu Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesinde alıyoruz…

Hemen kapıdan içeri girdik Görevlinin başına dikildik
Ama biz nefes nefese kalmış bir vaziyetteyiz…
Neyse ki oyunun başlamasına 10 dakika varmış… Ve hemen kapının önünde bir foto daha çekildik.. Ben size hangi oyuna gittiğimizi anlatmadım değil mi? “Eskici Dükkanı” oyununa gitiik.. Umar bu oyunla ilgili yazı yazmıştı.. “Eskici Dükkanı” adı altında yazı yazmıştı…Ben size kısa anlatacağım… Yönetmenini Ergül Işıldar’ın, yazarını Orhan Kemal’in, başrol oyuncunu Metin Çekmez’in üstlendiği muhteşem bir kadro vardı… Gerek işlediği konu, gerekse bu muhteşem kadro izlenmeye değerdi… 2.5 saat süren bu muhteşem oyunun son bölümü çok hoşuma gitti… Son bölümünü seyrederken tüylerim ürperdi… Diken diken oldu.. Çok duygusal olmuştu..

Son olarak bittiği anda salonda bir alkış patladı ki anlatamam.. 10 dakika ayakta alkışlandılar.. Fakat hakkettiler bu saygıyı… Bu konuya bu kadroya saygı duyulur gerçekten… Eee oyun bitti fakat bizim mecaramız bitmedi..
Harbiye’den Taksim’e akşam yemeği için gittik…
Taksim’de o akşam iğne atsanız yere düşmez o derecede kalabalıklık vardı.. Restorantlar da full doluluk var.. Boş yer bulmak imkansızdı.. Neyse ki; bir yer bulduk.. Açık büfe şeklindeki restorant muhteşemdi… Mekan yönünden güzel olan yer yemekleride çok güzeldi… Umar’ın halini görmeliydiniz orada.. :) Ben Umar’ı az yiyen biri olarak bilirdim.. Fakat o akşam bir iştahlı yiyor ki yemekleri anlatamam..
Umar’ın o halini görseydiniz; yemeyeceğiniz bile varsa yersiniz
Ve güzel bir yemeğin ve yorgunluğun ardından Türk Kahvesi iyi gider değil mi?.. Bizde ne yaptık?.. Marmara Hotel’in cafesi olan Marmara Cafe’ye gittik.. Bol köpüklü, hokkalı Türk Kahvesi söyledik… Bu arada Umar’la derin bir sohbet içindeyiz.. Dedikodu değil tabi ki… Erkekler ne bilsin dedikodu yapmayı…
Evet damak tadımıza uygun kahvemiz de geldi… Ve şimdi anlıyorumki; kahve, koyu sohbetli ortamlarda daha iyi gidiyor….
Kahvemizi içtikten sonra Umar’la tekrar Osmanbey’e çıkıyoruz… Yemek yedik hemde bol miktarda, kahvemizi içtik bol köpüklü şimdi bunlar hazmettirmek için ne yapacaz?.. Tabi ki; yürüyüş…
Osmanbey’den sonra o evinin yoluna, ben evimin yoluna koyulduk… Ve bir bayram tatilini böylece Umar’la gezmiş tozmuş olduk
Diğer resimler için Tıklayın….
Umar demiş ki,
13, Mart, 2007 8:36 pm
umar yesin seni .En kısa zamanda sana güzel bir organize ayarlayayımda gelirsin değilmi seninle uzun zamandır aktivite yapmamıştık….
OssLeM demiş ki,
13, Mart, 2007 10:13 pm
evet güzel bir gezi anısı olmuş eglenmişsiniz ama ben şu bölüme takıldım ERKEKLER NE BİLİR DEDİKODU YAPMAYI ne demek bu tolga izah et lutfen:)))
şaka bi yana güzel olmuş ellerine sağlık
fz demiş ki,
13, Mart, 2007 10:55 pm
fikriminincegülü demiş ki,
14, Mart, 2007 6:31 am
Merhaba,
Hüseyin Amca ve onun gibi evinin ekmeği için emekli olduktan sonra bile çalışan çok insan var bu memlekette. Ellerinden öperim Hüseyin Amca.
Bu kadar anlattınız Eskici Dükkanı’na gitmek şart oldu.
cerkes kızı demiş ki,
14, Mart, 2007 7:02 am
kıskandım valla ne yalan söylicem
uzun seneler oldu ben tiyatroya gitmeyeli..biz eskiden devlet tiyatrosuna giderdik her hafta..çok güzel oyunlar cıkardı..
benim en çok görmek istediğim oyun ise Mikado’nun Çöpleri…maalesef istanbulda şimdilik..gerçi orada da bitti oyun sanırım..ama turneye cıkma ihtimali varmış..inşallah burayada gelir..
Hüseyin amcaya gelince..yaşlılarla sohbet harika birşey..çıkarsız,beklentisiz..insanı sıkmıyorlar yani..bende cok severim onlarla sohbeti..valla meşhur oldu
fotolarda güzel cıkmış..iyi eglenmişsiniz.umar ile benzettim ben sizi
akraba değilsiniz dimi..
saliha demiş ki,
14, Mart, 2007 7:29 am
Hüseyin amcama hürmetler.:9)( hadi sizinn amcanız yaşın da da,bana noluyorsa!Ben abi dedim
şimdi oldu)
Güzel anlatmışsın,senin yanında gibi hissettim kendimi.:) Ama erkekler dedikodu iyi bilir
vecihe demiş ki,
14, Mart, 2007 3:11 pm
Bütün konuyu tek bir cümleyle tıkamışsın Tolgacım
Erkekler ne bilsin demişsin Bütün bayan bloggerlar atlamış hehe
Tiyatroya kısa süre önce gittim ama katılım çok azdı :S Tiyatroyu sevmeyen bir toluluğuz biz her nedense :SGüzel zaman geçirmeniz çok güzel ah istanbul ah !!
---OPTiO--- demiş ki,
14, Mart, 2007 4:06 pm
oo ne güzel
gezin valla..tiyatro falan derken…..marmarada dondurma yeseydiniz..acayip güzel oluyo
hehehe…ama asil mekan ordan karsi capraza ….ceylan otelin en üst katindaki bara gidin…yani gündüz kahve vs süper bi manzarasi var
gecede müthis bi müzik ziyafeti…bi dahaki tiyatro olayindan sonra daha bi hos olur…neysee ..
neyse..sonra yine ugrar biseyler karalarim buraya..byess
tiyatroya gitmeyeli cok uzun zaman oldu..istanbula bi dahaki gelisimde gitmek istiyorum..kismet tabii
burcyni demiş ki,
15, Mart, 2007 9:52 am
çok alemsiniz ha:) kıskandım..ben uzun zamandır tiyatroya gitmiorum..resimlere de çokh güldüm..eğlenmişsinizdir bayağı..süper olmuş walla..
mypallstolga demiş ki,
15, Mart, 2007 6:54 pm
umar; ye beni ye
gelirim tabiki seve seve
osslem; evet guzel oldu gezi…dedikodu yapmayı bilmiyoruz anlamındadır
dertleşiyorduk yani
teşekkür ederim.. eller dert görmesin demek istedin herhalde..
fz; artık bende seviyorum tiyatroyu
dedikodu=bayan denklemini kurmaktan başka çıkarım yok
ehu..evet umarla arkadaşız
ölümüne kankasıyız
fikriminincegülü; merhaba hoşgeldin… evet herkez geçim derdinde.. baksanıza devlet memurları bile iki iş yapıpta hala dertli olanlar var.. sadece hüseyin amca deil tabiki…
onu biz 3-4 ay önce gittik.. bilmiyorum ama yine varmı?
cerkes kızı; ehu kıskanma
sende gidersin inş.. hımmss bir ara araştırmak lazım Mikado’nun Çöplerini… nasıl bir oyun peki?.. komedi mi? duygusalmı ?hüseyin amcayı çok sevdim valla niye yalan söyleyeyim.. onunla sabahtan akşama hiç sıkılmaksızın dinlerdim…ehu oldu deilmi meşhur yine ordaysa söylerim meşhur ettim diye
ehu çok saol en çekici fotolarımız bizim
neresini benzettin bana umarın
yok ya onunla arkadaşız
saliha; ehu sende illa kendini yaşlı gösterecen he
ben sana 15 liksin diyorum sen hala yaşlıyım diyorsun ehu ehu
sende gelseydin keşke saliha apla
dedikodu=bayan..
Vecihe; ehu öylemi oldu
evet ya hiç sorma bayanlar kendileri diyorlar yok efendim kocalarımızın dedikodusunu yapıyoruz diye… yok efendim işte kaynanamızın dedikodusunu yapıyoruz vs vs.. eğer saymaya başlarsam bütün bayan bloggerler valla kimbilir naparlar beni.. işin içinden çıkamam
bunlar en baş dedikodu başlıkları
sanata önem vermeyi bilmiyoruz.. halbuki sanat bizim için neler yapıyor . mesala tiyatro hayatta gerçek olan herşeyi canlandırabiliyorlar.. efendim tarihi canlandırılıyor, siyasi canlandırılıyor vs vs.. tiyatro bir bambaşka bir sanattır..
saol teşekkür…
Optio; geziyoruz valla.. marmara’da kahve içmek benim keyfime gitti.. yazında dondurma yeriz
hımm bak orayı bilmiyordum… bikerede orayı deneriz ama marmaranın keyfi bir başka
istanbula gel tabiki istersen galata çık oradaki anılarını anlat yani istanbula kuş bakışındaki düşüncelerini aktarabilirsin
ok her zaman beklerim byeee…
Burcyi; bucuuuu
ben böleyim demiyorum biz böyleyiz diyorum artık ..
kıskanırsın tabi ki ehu
resimlerde ne varmış bakıyım hıh
eğlendik sende olsaydın keşke
super deil muhteşem diyeceksin ona
cerkes kızı demiş ki,
16, Mart, 2007 7:41 am
göbeklerinizi benzettim
ehehehe.. ne bileyim duruşlarınız felan benziyor yani..
Mikadonun çöpleri kadın ve erkek diyalogları üzerine geciyor daha cok..Melih Cevdet Andayın..
bak şimdi ben baktım 22-23 martta akatlar kültür merkezinde varmış.. benim yerime gitsene bee tolgaaaa
vecihe demiş ki,
16, Mart, 2007 12:18 pm
Tolga an itibariyle seni sobelemiş bulunuyorum.Beş adet marka yazmanı reca ediyorum..
mypallstolga demiş ki,
16, Mart, 2007 6:45 pm
Çerkez kızı; ehu göbeciklerimizin neresini benzettin
hımmss.. Umarın duruşları aynı ben değilmi 

hımmss.. gitmek lazım ozaman Umaarrrrrrrrr gidiyoruz deilmi Mikadonun çöplerine ?
Akatlarda demek ölemi?.. hımss gideriz be seni mi kıracağız
Vecihe; apla ya başka kişiyi bulamadın mı tüm erkekleri sobelemişsin
bana da iş çıkardın
ehu aplam sevgiler..