İstanbul’un Çekilmez Yönleri..
İstanbul, Boğaz Köprüleriyle, Camileriyle, Kiliseleriyle, Tarihi Sokaklarıyla, Alışveriş Merkezleriyle Türkiye’nin en gözde ilidir. Bu gözdelik, bazı sorunlar yüzünden batıyor.. Bu sorunların başında trafik sorunu ortaya çıkıyor..
Bu tafik sorunu aşılırsa o zaman daha düzenli ve modern bir il olur. Fakat bu sorunu çözmek imkansız gibi.. Neden derseniz eğer, herkesin altında araba.. Durum böyle oluncada sorun çıkıyor doğal olarak.. Kaldırımlarda yürünmez oldu.. Kaldırımların üzerinde arabalarını parkedip, yayalara yürümeye fırsat bırakmıyorlar… En basit örnek; doğudan İstanbul’a göç edenlerin sayısı artı ve artmakta.. Adam buraya geliyor, altına arabasını çekiyor.. Öncelikle bu sorun çözülmeli bence.. Trafik probleminin tek nedeni nüfus…

Nüfus gittikçe artıyor İstanbul’da.. Ve bununla birlikte her sorun çıkıyor ortaya… Trafik sorunu, hırsızlık, kapkaçcılık vs.. vs.. gün geçtikçe artmakta..
Nüfus artışı İstanbul’u ne hale getiriyor.. Görüyorsunuzdur… Bence bu engellenmeli ama nasıl?!!…
Trafik sorununa gelince, belediye yol yapyor ki; bu sorunun çözüleceğini düşünüyorlar.. Fakat yanılıyorlar.. İstanbul’da trafik sorunundan, nufüs sorunundan başka bir de kirletme, kirlenme sorunları da var… Hava kirliliği de başlı başına bir sorun.. Bu nereden kaynaklanıyor?!.. Tabiki egzos dumanından, bazı evlerin bacalarından çıkan siyah duman… Hava kirliliğininde tek nedeni de nufüs…
Şimdi anlaşılıyor ki; İstanbul’da tek sorun NUFÜS.. Hal böyle olunca İstanbul çekilmez ve yaşanmaz oluyor.. İstanbul’u yaşatmak bizim elimizde… Ama Nasıl?!!…
fikriminincegülü demiş ki,
1, Mayıs, 2007 7:09 am
nüfus sorununu çözmek için, önce göçü önlemek lazım.. göçü önlemek için, göç nedenlerini ortadan kaldırmak lazım.. bu böyle sürüp gider.. bu iş için çok fazla zaman ve doğru politikalarla, doğru adımlar atmak lazım..
umarım, torunlarımız görür o günleri..:)
Umar demiş ki,
1, Mayıs, 2007 8:10 pm
nufus sorununa çözüm olabilir mi bilmiyorum ama prezarvatifler bedava fikrini ortaya atıyorum.
hüzünbaz demiş ki,
2, Mayıs, 2007 1:29 pm
yazıya değil ama umarın yorumuna koptum
Canım benm bloğumu herkeslere sölüyorum artık haberin olsun..
Saliha demiş ki,
2, Mayıs, 2007 9:40 pm
aaaa ne ayıp!
yav benim iyi kalpli oğlumun ruhu niye karanlık olsunkiiiiii?????????????????
Fesübhanallah…
cerkes kızı demiş ki,
4, Mayıs, 2007 1:43 pm
ne güzel istanbul beee :)) dedim ya sana da ben korkuyorum istanbuldan ..1 haftalık tatilimizi resmen trafikte gecirdik :)) nasıl yaşıyorlar bu şehirde dedim..acaba nasıl bir formül buluyorlar :)) ama herşeye ragmen ne güzel istanbul bee :))
melish demiş ki,
7, Mayıs, 2007 6:20 pm
istanbulum ayrı ya..özledim ):
cerkes kızı demiş ki,
7, Mayıs, 2007 7:29 pm
cık dışarı Tolgaaa !!
TILSIM demiş ki,
9, Mayıs, 2007 7:06 am
nerdesin ?
mypallstolga demiş ki,
11, Mayıs, 2007 5:37 pm
evet geldim…
çok teşekkür ederim o güzel yorumlarınız için…
serdar demiş ki,
17, Ağustos, 2007 11:58 am
İSTANBUL’da yaşamak hem ayrıcalık hem de bi zanaattır.Martısız denizsiz rakısız ve hepsinden oluşan arajman bi AŞK olmadan….Düşünemiyorum bile