D-Chic-Girls Party
Ben en son yazıyorum herhalde.. Olsun ama unutamıyorum; o eğlenceyi.. Bir kere daha yeni arkadaşlıklar kurduk.. Nermin-Sibel beni tanımamalarına rağmen; rahat, sıcak, arkadaşça yaklaşmaları beni mutlu etti gerçekten… Bende onları tanıma fırsatı buldum Umar sayesinde…
Veeee gelelim eğlenceye….
D-Chic-Girls Party eğlencenin doruğa çıktığı bir partiydi… BizimUmar’la amacımız; sadece eğlenmek değil, bir arkadaşlık ortamı oluşturmaktı.. Yeni arkadaşlıklar oluşturmak… O partideki tüm arkadaşları tanıdığıma çok mutlu oldum… Bunu en içtenlikle söylüyorum…
Sibel aslında (Noni) ile blog aleminde ün salmış, fakat onun sitesine bakmaya fırsat bulamamıştım… Artık bakarım diye düşünüyorum….
Nermin de (D-Chic) ile partinin baş organizatörü sanırım, onu da tanıma fırsatı buldum…
Hep gülen, herkese içtenlikle davrandığını biliyorum…

Ve D-chic partisine damgasını vuran muhteşem ikili
(N&S)….
İşte bir eğlenceli bir arkadaşımız Kemal…
Kendisi çok rahat.. Anlattıkları hikayeleriyle bizi gülmekten kırdı geçirdi..

Vee Nermin ile ben…

Veee eğlencenin şovun doruğa çıktı an… Dansçılardan bir güzel gösteri izledik..
Ve ben de dansçıların azizliğine uğruyordum.. Ama Umar’ın uyarmasıyla kurtuldum.. Ben şimdi masada ayakta duruyordum.. Dansçı masamıza çıkıp oynuyor, fakat benim hiç haberim yok… Umar el işaretiyle yukarıya bakmamı söyledi ve bakmamla kaçmam bir oldu… Çünkü dansçı tepemde dans ediyor.. :D

Vee muhteşem ikilinin doğum günlerini kutluyorum.. Her dileklerinin gönlünce olması dileklerimle… Geç oldu ama kusura bakmayın…

Party gruptan bir demet…
Şimdi bizde yapalım diyorum Umar’a, fakat Umar’da ses seda yok
)
Nermin bana demişti ki;
-Sıkılıyormusun?
Böyle mekan, böyle eğlence, böyle arkadaşlık, birde böyle dansçılar olursa; sıkılmak mümkün olabilir mi?
Şimdilik benden bu kadar… inşallah diğer partilerde görüşmek üzere…
SEVGİLER….
Susuzluk Yolda…
Evet erken yaz geldi diyebiliriz… Hava sıcaklıklarının mevsim üzerinde seyretmeye başladığı şu günlerde, kuşlar cırıl cırıl, çocuklar ise sokaklarda oynama keyfini çıkarıyor.. Fakat bu sıcaklık büyükleri etkiliyor, yani bizleri etkiliyor… Bizi etkilediği gibi barajları da etkiliyor.. Bununla beraber kuralık geliyor..
Özellikle bu İstanbul için bir sorun doğal olarak.. Barajlardaki su miktarlarının %80′nin altına düşmesi biraz endişelendiyor… Buradan neyi anlamaya çalışıyoruz.. Tabi ki SUSUZLUK….
Küresel ısınmadan kaynaklanan havanın mevsimlik sıcaklarının üstünde seyretmesi, barajlardaki su miktarı düşüyor doğal olarak… Sorun olarak su kesintileri başlamış bazı bölgelerde..
Bunu tek önleme yolu ”TASARRUF”… Eğer tasarruflu kullanırsak susuzluk, su kesintisi olmayacak… Bunu öncelikle bayanlara söylemek istiyorum… Çamaşır yıkarken, bulaşık yıkarken çeşmelerinizi açıkta bırakmamak gerekiyor… Halı yıkamaya gelirseniz eğer bunu hiç yapmayın bu dönemde…. Halının üzerini silerseniz hem temiz olur, hemde tasarruf sağlamış olursunuz bence…. Saatlerce suyu açıkta bırakmanın anlamı nedir?!… Daha mı temiz oluyoruz… Aslında şöyle durum çıkıyor; “Biz kendi tuzağımızı kendimiz kuruyoruz, ve kendimiz düşeceğiz bu tuzağa”… Bu tuzağa düşmemek için tek çare “TASARRUF” tur diye düşünüyorum ben…

